Tunc Law Firm'in Kurucusu Av. Abdullah Tunç, ABDPost'a Anlattı: ABD Göçmenliğinde A'dan Z'ye Yeni Kurallar
ABD’de Trump yönetimiyle birlikte göçmenlik politikalarında yeni bir sayfa açıldı. ABDPost New York Temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli’nin mikrofonuna konuşan Tunc Law Firm’in kurucusu Avukat Abdullah Tunç, 2025’i 'mücadele yılı' olarak tanımladı. Öğrenci vizesindeki sıkı denetimlerden iltica başvurularındaki büyük pişmanlıklara, yatırımcı vizesindeki gizli fırsatlardan O-1 vizesinin bilinmeyenlerine kadar tüm kritik süreçlerin ele alındığı bu özel dosyada; Amerika yolunda tek planla hareket edenlerin neden kaybettiğine dair hayati uyarılar yer alıyor. ABDPost farkıyla, göçmenlikte yol haritası...
ABD Post New York Temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli, Florida Orlando’da göçmenlik hukuku alanında uzun yıllardır çalışan Tunç Law Firm’in kurucusu Avukat Abdullah Tunç ile bir araya geldi. Röportajda, Trump yönetimiyle birlikte değişen göçmenlik politikaları, statü değişikliğinde yaşanan zorluklar ve 2025–2026 döneminde öne çıkan vize türleri ele alındı.
Tunç’a göre göçmenlik artık yalnızca hukuki bir süreç değil; politik rüzgârlardan doğrudan etkilenen bir alan.
“Göçmenlikte Göz Ardı Edilen Detaylar Artık Mercek Altında”

2025 yılını “bir mücadele yılı” olarak tanımlayan Abdullah Tunç, daha önce sorun yaşanmadan ilerleyen dosyalarda bile artık detaylı incelemelerle karşılaşıldığını söylüyor. Göçmenlik memurlarının, geçmişte esnek davranılan konularda artık çok daha katı olduğunu vurgulayan Tunç, bu dönemde ince işçilik gerektiren dosyaların önem kazandığını belirtiyor.
“Standartları sağlayan dosyalarda bile redler gördük. Ancak itiraz ettik, vazgeçmedik ve kabul alan dosyalarımız oldu” diyen Tunç, doğru strateji ve sabrın her zamankinden daha belirleyici olduğuna dikkat çekiyor.
Öğrenci Statüsü Eskisi Gibi Değil!
Röportajda en çok üzerinde durulan konulardan biri, öğrenci vizesiyle statü değişikliği oldu. Özellikle turist vizesiyle ABD’ye gelen ve ardından F-1 öğrenci statüsüne geçen kişilerin artık çok daha sıkı denetlendiği belirtiliyor.

Tunç, yalnızca okuldan alınan I-20 belgesinin yeterli görülmediğini, öğrencilerin gerçekten derslere devam edip etmediklerinin ve ABD’de kaldıkları süre boyunca nasıl geçindiklerinin sorgulandığını aktarıyor. Uzun yıllar yalnızca dil okuluna devam eden kişilerin artık ciddi risk altında olduğunu vurguluyor.
İltica: En Çok Pişmanlık Yaşanan Alan
Trump yönetiminin en sert davrandığı alanlardan birinin iltica olduğunu söyleyen Abdullah Tunç, bu konuda önemli bir yanlışa dikkat çekiyor: İltica başvurusunun kişiye yasal bir statü kazandırmadığı gerçeği.
Tunç’a göre birçok kişi iltica başvurusu yaptıktan sonra yatırımcı vizesine ya da başka bir statüye geçebileceğini düşünüyor. Ancak arka planda geçerli bir statüsü olmayan kişiler için bunun mümkün olmadığını, bu nedenle pek çok başvuru sahibinin bugün pişmanlık yaşadığını ifade ediyor.
Yatırımcı Vizelerinde Daha Esnek Bir Tablo

Röportajda öne çıkan bir diğer başlık ise yatırımcı vizeleri oldu. Tunç, Trump yönetiminin ABD’ye sermaye getiren başvurulara diğer alanlara kıyasla daha olumlu yaklaştığını söylüyor.
E-2 yatırımcı vizesinde kamuoyunda dolaşan “en az 100 bin dolar gerekir” algısının doğru olmadığını vurgulayan Tunç, hizmet sektöründe çok daha düşük yatırımlarla kabul alınabildiğini belirtiyor. Havuz temizliği, anahtarcılık gibi iş modelleri buna örnek olarak gösteriliyor.
O-1 Vizesi: “Olağanüstü Yetenek” Göz Korkutmasın
O-1 vizesinin adının birçok kişiyi baştan caydırdığını söyleyen Abdullah Tunç, bu vizenin sanıldığı kadar ulaşılmaz olmadığını ifade ediyor. Yöneticiler, sanatçılar, akademisyenler ve hatta influencer’ların bu vizeye başvurabildiğini belirtiyor.

Özellikle sosyal medyanın artık bir ölçüt haline geldiğini söyleyen Tunç, takipçi sayısı, dijital etki ve görünürlüğün göçmenlik ofisi tarafından dikkate alındığını aktarıyor.
H-1B’de Kurallar Kökten Değişti

ABD’de çalışma vizesi denince akla gelen ilk vize türlerinden biri olan H-1B, 2025’te ciddi değişikliklere sahne oldu. Kura ücretlerinin artırılması, yüksek maaşlı pozisyonların öncelik kazanması ve şirketler için getirilen yeni yükümlülükler, özellikle yeni mezunlar açısından süreci zorlaştırdı.
Tunç’a göre bu değişiklikler, ABD dışından gelenler için süreci zorlaştırırken, hâlihazırda ABD’de bulunan nitelikli çalışanlar için fırsat yaratıyor.
“Artık Tek Yolla Hareket Eden Kaybediyor”

Röportajın genelinde öne çıkan ortak mesaj ise net: Tek bir planla ilerlemek artık yeterli değil.
Abdullah Tunç, müvekkillerine her zaman alternatifli yollar sunduklarını ve olası riskleri baştan anlattıklarını söylüyor. “Keşke baştan bilseydik” cümlesini artık çok sık duyduklarını belirten Tunç, doğru danışmanlıkla bu pişmanlıkların önüne geçilebileceğini vurguluyor.
Son Söz: Zor Ama İmkansız Değil
Özlem Özgüt Yörekli’nin de altını çizdiği gibi, ABD’de göçmenlik süreçleri 2025 itibarıyla çok daha zor. Ancak doğru strateji, güçlü dosya ve vazgeçmeyen bir yaklaşım hâlâ kapıları aralayabiliyor.
“Amerika’da gerçekten vazgeçmeyenler kazanıyor” diyen Tunç, bu yeni dönemde profesyonel destek almanın artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini söylüyor.







YORUMLAR