New York Türkevi'nde "Truva" gecesi
Türkevi’nde düzenlenen “Troy: Where Myth Meets History” konferansı ve fotoğraf sergisi yoğun katılımla gerçekleşti. Truva kazılarının başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan’ın anlatımı büyük ilgi görürken, programa katılan davetliler salonlara sığmadı.
Türkiye’nin New York Başkonsolosluğu ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı iş birliğinde organize edilen “Troy: Where Myth Meets History” başlıklı konferans ve fotoğraf sergisi, New York’ta kültür ve tarih meraklılarını bir araya getirdi.
Program, Türkevi’nin giriş katında açılan fotoğraf sergisiyle başladı. Çanakkale ve Truva bölgesine ait arkeolojik alanlar ve doğal güzelliklerin yer aldığı kareler, davetlilerden yoğun ilgi gördü. Ardından oditoryumda düzenlenen konferans bölümüne geçildi.

Etkinliğe gösterilen yoğun ilgi dikkat çekti. Oditoryumun tamamen dolması nedeniyle çok sayıda davetli programı merdivenlere oturarak takip etti.

Özellikle yabancı konukların yoğun katılımı, Truva’nın evrensel bir ilgi alanı olmaya devam ettiğini bir kez daha ortaya koydu.

Gecenin moderatörlüğünü ve organizasyonunu Hilal Demirel üstlenirken, açılış konuşmasını Türkiye’nin New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Yazal yaptı.

Başkonsolos Yazal: “Türkiye Eşsiz Bir Tarih Hazinesi”
Programda söz alan Türkiye’nin New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Yazal, Türkiye’nin farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan zengin mirasına vurgu yaptı.
Yazal, konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Türkiye’nin en güzel yanlarından biri, çok farklı medeniyetlere ait sayısız tarihi alana sahip olması. Truva bunların en bilinenlerinden biri. Ama Göbeklitepe’den Sardes’e kadar keşfedilecek daha çok şey var.”

Ayrıca tarihi eserlerin iadesi konusuna da değinen Yazal, son dönemde önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirterek “Son bir buçuk yılda ABD ile iş birliği içinde yaklaşık 100 eserin Türkiye’ye iadesini sağladık” dedi.

Prof. Dr. Rüstem Aslan’dan Çarpıcı Truva Anlatımı
Konferansın ana konuşmacısı, Truva kazılarının başkanı Rüstem Aslan oldu.
Aslan, Truva’nın hem mitolojik hem de arkeolojik yönünü ele alarak İlyada ve Odysseia üzerinden tarihsel bir perspektif sundu.
Konuşmasında Truva’nın hala gizemini koruduğunu vurgulayan Aslan, şu ifadeleri kullandı:
“Truva’nın hikayesi o kadar güçlü ki her ziyaretinizde yeni bir şey keşfedersiniz. Bu nedenle Truva’ya bir kez değil, tekrar tekrar gidilmesi gerekir.”

Kazılara dair önemli bir hedefi de paylaşan Aslan, “En büyük hayalimiz, Geç Tunç Çağı’na ait yazılı bir arşiv bulmak. Bu, tüm Akdeniz arkeolojisi için devrim niteliğinde olur” dedi.
Ayrıca Truva Savaşı’nın tamamen efsane olmadığını belirten Aslan, “Yüzde 100 kanıtlayamasak da her yeni bulgu Truva’nın tarihsel gerçekliğini güçlendiriyor” ifadelerini kullandı.

Konferansın ardından davetliler yeniden sergi alanına geçerek kokteylde bir araya geldi. Truva ve Çanakkale bölgesine özgü lezzetlerin ikram edildiği etkinlikte katılımcılar, hem akademik hem de kültürel bir deneyim yaşadı.








YORUMLAR