Türkiye'deki Borcunuz ABD'de Peşinizi Bırakmayabilir!
Türkiye’de bıraktığınız kredi kartı borcu, banka kredisi veya icra dosyası ABD’de karşınıza çıkabilir! Amerika’ya taşınmak borçları ortadan kaldırmazken, belirli koşullarda ABD’deki banka hesapları, maaşlar ve mal varlıkları da risk altına girebiliyor. Peki, Türkiye’deki alacaklılar ABD’de haciz başlatabilir mi? İşte ABD’de yaşayan Türklerin bilmesi gereken kritik hukuki ayrıntılar...

Türkiye'de kredi borcu, kredi kartı ödemesi veya hakkında başlatılmış icra takibi bulunan Türk vatandaşlarının ABD'ye taşınması, borçlarının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Türkiye'de devam eden hukuki süreçler, belirli koşullarda ABD'deki mal varlıklarını da etkileyebiliyor. Ancak Türkiye'de verilen her icra kararı ABD'de otomatik olarak uygulanamıyor. Peki, ABD'de yaşayan Türklerin banka hesaplarına, maaşlarına veya evlerine Türkiye'deki borçları nedeniyle haciz konulabilir mi?
ABD'ye taşınmak Türkiye'deki borçları ortadan kaldırmıyor
ABD'de yeni bir hayat kuran Türk vatandaşlarının bir bölümü, Türkiye'deki bankalarla, finans kuruluşlarıyla veya bireysel alacaklılarla olan mali ilişkilerini sürdürmeye devam ediyor. Kredi kartı borçları, ihtiyaç kredileri, konut kredileri, kişisel borçlar ve geçmişte başlatılmış icra takipleri, iki ülke arasında hukuki sonuçlar doğurabilen konular arasında yer alıyor.

Türkiye'de borcu bulunan bir kişinin ABD'ye yerleşmesi, söz konusu borcun kendiliğinden silinmesini veya alacaklının tahsilat hakkının sona ermesini sağlamıyor. Borcun niteliğine, zamanaşımı durumuna ve ilgili hukuki sürece bağlı olarak alacaklılar Türkiye'de dava açabiliyor veya icra takibi başlatabiliyor.
Üstelik kişinin ABD'de yaşaması, Türkiye'deki mal varlıklarının icra işlemlerinden tamamen korunacağı anlamına da gelmiyor.
Türkiye'deki banka hesaplarına ve gayrimenkullere haciz gelebilir
Türkiye'de hakkında geçerli bir icra takibi bulunan kişinin ülkede banka hesabı, gayrimenkulü, aracı veya başka bir ekonomik değeri bulunuyorsa, yasal koşulların oluşması halinde bu varlıklar haciz işlemlerine konu olabiliyor.
Örneğin ABD'de yaşayan bir Türk vatandaşının Türkiye'de üzerine kayıtlı bir dairesi bulunuyorsa, alacaklı taraf borcun tahsili için bu taşınmaz üzerinde işlem yapılmasını talep edebiliyor. Aynı şekilde Türkiye'deki banka hesapları, kira gelirleri ve belirli alacak hakları da icra sürecinde gündeme gelebiliyor.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor. Türkiye'de başlatılan icra takibi, ABD'deki banka hesaplarına veya gayrimenkullere doğrudan haciz konulmasını sağlamıyor. Bunun için ABD hukukuna uygun ayrı bir süreç yürütülmesi gerekiyor.
ABD'deki banka hesabına haciz konulabilir mi?
Türkiye'deki borçların ABD'de yaşayan Türkler açısından en fazla merak edilen yönlerinden biri, Amerikan bankalarındaki hesapların ve ABD'de edinilen mal varlıklarının risk altında olup olmadığı.
Bu sorunun yanıtı, borcun hukuki durumuna ve alacaklının hangi işlemleri gerçekleştirdiğine bağlı.

Türkiye'deki bir bankanın veya alacaklının, yalnızca Türkiye'de başlatılmış icra takibine dayanarak ABD'deki bir banka hesabından doğrudan para çekmesi mümkün değil.
Ancak Türkiye'de bir mahkeme tarafından verilmiş ve gerekli hukuki koşulları taşıyan para alacağı kararının ABD'de tanınması için dava açılabiliyor.
ABD'de yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve uygulanması konusunda ülke genelinde tek tip bir sistem bulunmuyor. Süreç, büyük ölçüde ilgili eyaletin yasalarına göre yürütülüyor.
Yabancı ülkelerde verilen mahkeme kararlarının ABD'de uygulanabilmesi için genellikle yetkili bir Amerikan mahkemesinde hukuki süreç başlatılması gerekiyor.
New York'ta yaşayan Türkler için önemli ayrıntı
Türk nüfusunun yoğun olarak yaşadığı New York, yabancı ülkelerde verilen para alacağı kararlarının tanınmasına ilişkin açık yasal düzenlemeleri bulunan eyaletlerden biri.
New York Eyaleti Medeni Usul Kanunu'nun 53. maddeler grubu, yabancı ülkelerde verilen belirli para alacağı kararlarının hangi koşullarda tanınabileceğini düzenliyor.
Bu kapsamda, Türkiye'de verilmiş uygun nitelikteki bir mahkeme kararı New York'ta tanınırsa, eyalette verilmiş bir mahkeme kararı gibi icra edilebilir hale gelebiliyor.

Böyle bir durumda, ilgili eyaletin haciz ve tahsilat kurallarına uygun olarak banka hesapları veya diğer mal varlıkları üzerinde işlem yapılması gündeme gelebiliyor.
Ancak bu sonuç otomatik olarak ortaya çıkmıyor. Alacaklının gerekli hukuki süreci başlatması ve mahkemenin yabancı kararı tanıması gerekiyor.
Türkiye'deki her icra dosyası ABD'de geçerli sayılmıyor
Türkiye'de bir kişi hakkında icra takibi başlatılmış olması ile mahkeme tarafından para alacağına ilişkin karar verilmesi, ABD hukuku açısından aynı anlama gelmiyor.
Örneğin Türkiye'deki bir bankanın kredi borcu nedeniyle başlattığı icra takibi, tek başına New York'ta uygulanabilecek bir mahkeme kararı niteliği taşımıyor.
New York'un yabancı mahkeme kararlarına ilişkin düzenlemesi, esas olarak kararın verildiği ülkede nihai, bağlayıcı ve uygulanabilir nitelikteki para alacağı kararlarını kapsıyor.
Vergi borçları, para cezaları ve aile hukukundan kaynaklanan bazı kararlar ise bu düzenlemenin dışında tutuluyor. Dolayısıyla Türkiye'deki her borcun aynı yöntemle ABD'ye taşınabileceğini söylemek mümkün değil.
ABD mahkemesi Türkiye'deki kararı reddedebilir mi?
ABD mahkemeleri, yabancı ülkelerde verilen para alacağı kararlarını belirli hukuki ölçütlere göre değerlendiriyor.
New York yasalarına göre, kararı veren mahkemenin yetkili olup olmadığı ve yargılamanın temel adil yargılanma güvencelerine uygun yürütülüp yürütülmediği önem taşıyor.
Borçluya kendisini savunabilecek şekilde zamanında bildirim yapılmaması, kararın savunma hakkını ortadan kaldıran bir hileyle elde edilmesi veya kararın kamu düzenine aykırı olması gibi durumlar da tanımanın reddedilmesi için gerekçe oluşturabiliyor.
Bununla birlikte, borçlunun yalnızca Türkiye'deki mahkeme kararına katılmaması, ABD'deki tanıma sürecinin mutlaka reddedileceği anlamına gelmiyor.

ABD'de kazanılan maaşa haciz uygulanabilir mi?
Türkiye'de doğmuş bir borç nedeniyle ABD'deki maaşa haciz uygulanması, ancak ABD'de gerekli hukuki koşulların oluşması halinde gündeme gelebiliyor.
Yabancı para alacağı kararının ilgili eyalette tanınması ve icra edilebilir hale gelmesi durumunda, alacaklı yerel hukukta öngörülen tahsilat yöntemlerine başvurabiliyor.
Ancak ABD'de maaş haczi konusunda federal ve eyalet düzeyinde korumalar bulunuyor. Bu nedenle bir mahkeme kararının tanınması, borçlunun maaşının tamamına el konulabileceği anlamına gelmiyor.
Aynı şekilde kişinin yaşadığı evin veya diğer mal varlıklarının haczedilip haczedilemeyeceği de eyalet yasalarına, mülkiyet durumuna ve geçerli muafiyetlere bağlı olarak değişiyor.
Türkiye'deki borç ABD'deki kredi skorunu etkiler mi?
ABD'de yaşayan Türklerin merak ettiği bir diğer konu ise Türkiye'deki ödenmemiş kredilerin Amerikan kredi geçmişine yansıyıp yansımadığı.
Türkiye'deki bir kredi borcu, yalnızca ödenmediği için ABD'deki kredi raporlarına otomatik olarak aktarılmıyor. İki ülkedeki kredi kayıt sistemlerinin farklı olması, Türkiye'deki olumsuz bir kaydın doğrudan Amerikan kredi skoruna yansıdığı anlamına gelmediğini gösteriyor.
Bununla birlikte, borcun ABD'de tahsilata konu edilmesi veya bir tahsilat kuruluşu tarafından kredi bürolarına bildirilmesi halinde farklı sonuçlar ortaya çıkabiliyor.
ABD'de borç tahsilat kuruluşlarının kredi bürolarına bildirim yapmadan önce borçluyla iletişime geçmeye yönelik belirli yasal yükümlülükleri bulunuyor. Bu nedenle borcun niteliği ve ABD'de yürütülen işlemler ayrıca önem taşıyor.

ABD'de yaşayan bir Türk'e Türkiye'den icra tebligatı gönderilebilir mi?
Türkiye'de hakkında icra takibi veya dava bulunan kişinin ABD'de yaşıyor olması, kendisine resmi tebligat yapılamayacağı anlamına gelmiyor.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 25/a maddesi, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına Türkiye'nin büyükelçilikleri veya konsoloslukları aracılığıyla tebligat yapılabilmesine olanak tanıyor.
Bu yöntemde, ilgili kişiye tebligatın konusu ve hangi makam tarafından gönderildiği bildiriliyor. Kanunda belirtilen usule uygun bildirimin ardından kişinin 30 gün içinde konsolosluğa başvurmaması halinde tebligat yapılmış sayılabiliyor.
Bu nedenle ABD'de yaşayan bir kişinin Türkiye'den gelen resmi bildirimleri dikkate almaması, hukuki süreci durdurmak yerine itiraz veya savunma haklarının kullanılmasında süre sorunlarına yol açabiliyor.
Türkiye'deki borç nedeniyle ABD'de tutuklanma veya sınır dışı edilme riski var mı?
Türkiye'deki sıradan bir kredi kartı veya banka borcunun ödenmemesi, tek başına ABD'de tutuklanma ya da sınır dışı edilme gerekçesi oluşturmuyor.
Özel hukuk kapsamındaki borçların tahsili ile ceza soruşturmaları ve göçmenlik işlemleri birbirinden farklı hukuki süreçler olarak değerlendiriliyor.
Bununla birlikte, bir borç ilişkisinin dolandırıcılık gibi ayrı bir suç iddiasına konu olması veya ABD'deki bir mahkemenin emirlerine uyulmaması halinde durum değişebiliyor. Bu nedenle her dosyanın kendi koşullarına göre incelenmesi gerekiyor.
Borcun üzerinden yıllar geçmesi tahsilatı engeller mi?
Borçların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı da ABD'de yaşayan Türkler açısından önem taşıyor.
Ancak her borç için geçerli tek bir zamanaşımı süresi bulunmuyor. Borcun türü, sözleşmenin koşulları, daha önce başlatılmış dava veya icra işlemleri ve ilgili mevzuat bu süreleri etkileyebiliyor.
ABD'de yabancı mahkeme kararlarının tanınması bakımından da farklı süreler uygulanabiliyor.
Örneğin New York'ta yabancı bir para alacağı kararının tanınması için dava, kararın verildiği ülkede geçerli olduğu süre ile kararın yürürlüğe girmesinden itibaren 20 yıllık süre arasından daha erken sona eren süre içinde açılmak zorunda.
Bu nedenle yıllar önce ortaya çıkmış bir borcun kendiliğinden ortadan kalktığını varsaymak doğru değil.
ABD'de yaşayan Türkler nelere dikkat etmeli?
Türkiye'de geçmişten kalan borcu veya devam eden icra dosyası bulunan kişilerin öncelikle borcun güncel hukuki durumunu öğrenmesi önem taşıyor.
Özellikle Türkiye'de üzerlerine kayıtlı gayrimenkul, banka hesabı veya başka bir mal varlığı bulunan kişilerin, haklarında yürütülen işlemleri takip etmeleri gerekiyor.
ABD'de bir mahkeme veya tahsilat kuruluşundan Türkiye'deki borçla ilgili resmi bildirim alınması halinde ise ilgili eyaletin hukukuna göre hareket edilmesi önem taşıyor.
Borçların zamanaşımı durumu, tebligatın geçerliliği, mahkeme kararının niteliği ve haczedilemeyecek mal varlıkları gibi konular, tahsilat sürecinin sonucunu değiştirebiliyor.

İki ülke arasında otomatik haciz sistemi bulunmuyor
Türkiye ile ABD arasında mahkeme kararlarının karşılıklı olarak otomatik uygulanmasını sağlayan genel bir anlaşma bulunmuyor.
Bu nedenle Türkiye'de alınan bir kararın ABD'de uygulanabilmesi, ilgili Amerikan mahkemesinin yetkisine ve eyalet hukukuna bağlı olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak ABD'ye taşınmak, Türkiye'deki borçların silinmesini sağlamadığı gibi her borcun ABD'de doğrudan tahsil edilebileceği anlamına da gelmiyor.
En önemli ayrım, Türkiye'de devam eden bir icra takibi ile ABD'de tanınıp uygulanabilecek bir mahkeme kararının aynı şey olmaması. ABD'de yaşayan Türkler açısından borcun niteliği, hukuki süreç ve yaşanılan eyalet, olası sonuçların belirlenmesinde kritik rol oynuyor.
Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Giriş Yapİlginizi Çekebilir

KÖTÜLÜK İÇGÜDÜSÜ, BENCİLLİK VE MENFAAT…
İçgüdülerimizi akılla, bencilliğimizi empatiyle, menfaatimizi vicdanla dengelemeyi öğrenmeliyiz .Başkasının hakkını da kendi hakkımız kadar önemsemeliyiz.

ABD’de oto yıkama otomatına 500 bin dolar yatırdı: Bir günlük kazancını paylaştı
ABD’de oto yıkama otomatına 500 bin dolar yatırım yapan bir adam, işletmesinin bir günlük kazancını paylaştı. Görüntüler sosyal medyada ilgi gördü.

New York'ta Broadway boyunca 24 bin adımlık keşif: Tarihi rotanın bilinmeyenlerini anlattı
New York'ta yaşayan sosyal medya kullanıcısı, Broadway boyunca gerçekleştirdiği yürüyüşte caddenin tarihi ve mimari güzelliklerini anlattı. 24 bin adım attığı rotayı takipçilerine de tavsiye etti.