İçeriğe atla
Dünya

Öleceğini düşündü, defalarca hastaneye gitti: Gerçek bambaşka çıktı

İngiltere’de yaşayan 25 yaşındaki Hollie Sharman, şiddetli göğüs ağrıları ve ciddi bir hastalığı olduğu korkusuyla haftada dört ila beş kez hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklerde doktorlar herhangi bir sağlık sorunu tespit edemezken, genç kadının yaşadığı belirtilerin ardında sağlık kaygısı ve sağlıkla ilişkili obsesif kompulsif bozukluk (OKB) olduğu ortaya çıktı.

ajans11··
Öleceğini düşündü, defalarca hastaneye gitti: Gerçek bambaşka çıktı (Yazılı)
4 dakika okuma

Hollie Sharman’ın yaşadıkları, sağlıkla ilgili yoğun endişelerin günlük hayatı nasıl etkileyebileceğini gözler önüne serdi. Genç kadın, uzun süre ciddi bir hastalığa yakalandığına ve hayatının tehlikede olduğuna inandı. Göğüs ağrıları nedeniyle sık sık acil servise giderken, hastanede geçirdiği en uzun sürenin yaklaşık 13 saat olduğunu anlattı.

Doktorların yaptığı çok sayıda incelemede bir sorun bulunmamasına rağmen Sharman’ın endişeleri dinmedi. Çocukluğundan bu yana sağlığı konusunda kaygılı olduğunu belirten genç kadın, küçük yaşlarda bile okuldan eve gönderilmek ve yatağa girmek için çeşitli bahaneler bulduğunu hatırlıyor.

22’nci yaş günü yemeğinde yaşadığı şiddetli panik atak da bu sürecin unutamadığı anlarından biri oldu. Sharman, kutlamayı restoranın tuvaletinde geçirdiğini ve hayatının en kötü panik ataklarından birini yaşadığını söyledi.

Belirtileri İnternette Araştırmak Kaygısını Artırdı

Sharman, yaşadığı fiziksel belirtilerin nedenini bulabilmek için saatlerce internette araştırma yaptığını anlattı. Google’ın yanı sıra ChatGPT gibi araçlara da başvurarak kendisinde neyin yanlış olduğunu anlamaya çalıştı.

Hastanede yapılan kontrollerin ardından eve döndüğünde bile rahatlayamayan genç kadın, vücudunda hissettiği yeni bir belirtiyi yeniden araştırmaya başlıyordu. Bacaklarında güçsüzlük hissettiğinde bunun kalp yetmezliği belirtisi olabileceğini okuması, korkularını yeniden tetikliyordu.

Böylece hastaneye gitme, testlerden geçme, geçici olarak rahatlama ve ardından başka bir belirti nedeniyle yeniden endişelenme döngüsüne girdi.

Sosyal Hayatından Ve Yakınlarından Uzaklaştı

Sağlık kaygısı zamanla Sharman’ın yalnızca günlük yaşamını değil, sosyal ilişkilerini de etkiledi. En zor döneminde çevresindeki insanlarla iletişimini büyük ölçüde kestiğini ve ailesinden gelen mesajları bile yanıtlamadığını belirtti.

Partneriyle ilişkisinin de bu süreçten olumsuz etkilendiğini söyleyen Sharman, yaşadığı korkuların çevresindekiler tarafından anlaşılmadığını düşündüğünü ifade etti.

Kendisini gerçekten ölmek üzereymiş gibi hissettiğini anlatan genç kadın, başkalarının her şeyin yolunda olduğunu söylemesinin o an yaşadığı yoğun korkuyu ortadan kaldırmadığını dile getirdi.

Sağlık Kaygısı Hangi Belirtilerle Ortaya Çıkıyor?

Klinik psikolog Dr. Kirren Schnack, sağlık kaygısını kişinin ciddi bir hastalığı olduğu veya ileride ciddi şekilde hastalanacağı düşüncesiyle sürekli endişe duyması olarak açıklıyor.

Uzmanlara göre bu durum, farklı davranışlarla kendini gösterebiliyor. Kişi vücudunu sık sık kontrol edebilir, ateşini veya tansiyonunu tekrar tekrar ölçebilir ve hissettiği belirtilerin ne anlama geldiğini öğrenmek için internette uzun süre araştırma yapabilir.

Sürekli olarak aileden, arkadaşlardan veya sağlık uzmanlarından iyi olduğuna dair güvence istemek de sağlık kaygısının işaretleri arasında yer alabiliyor.

Bazı kişiler ise tam tersine, kötü bir sonuçla karşılaşmaktan korktuğu için vücudunu kontrol etmekten veya doktor randevularına gitmekten kaçınabiliyor. Hastalık korkusu nedeniyle hareketlerini kısıtlamak ve egzersizi bırakmak da günlük yaşamı etkileyen davranışlar arasında bulunuyor.

Bu belirtiler tek başına kişide sağlık kaygısı bozukluğu bulunduğunu göstermez. Sürekli endişe yaşayan kişilerin değerlendirme için bir sağlık uzmanına başvurması önem taşıyor.

TikTok Videoları Ailesinin Durumu Anlamasına Yardımcı Oldu

Sharman’a daha sonra sağlık kaygısı ve sağlıkla ilişkili OKB tanısı konuldu. Genç kadın, TikTok’ta benzer deneyimleri anlatan kişilerin videolarını izlemesinin ailesinin yaşadıklarını daha iyi anlamasına yardımcı olduğunu söyledi.

Ailesinin ve partnerinin kendisine büyük destek verdiğini belirten Sharman, kaygısını yönetmek için çeşitli yöntemler geliştirmeye başladı.

Bunlardan biri, yaşadığı belirtileri ve günün sonunda nasıl hissettiğini not etmekti. Örneğin göğüs ağrısını şiddetli olarak kaydediyor, günün sonunda ise iyi olduğunu yazıyordu.

Bu kayıtlar, benzer bir korku yeniden ortaya çıktığında geçmiş deneyimlerini hatırlamasına yardımcı oldu. Sharman, daha önce ölümcül olduğunu düşündüğü bir durumun ardından iyileşmiş olduğunu görmenin kendisini sakinleştirdiğini anlattı.

Genç kadının deneyimi, sağlıkla ilgili yoğun korkuların kişinin yaşamını ciddi biçimde etkileyebileceğini gösteriyor. Sürekli belirtileri araştırmak ve güvence aramak kaygıyı besleyen bir döngüye dönüşebilir. Bu nedenle korkuların günlük yaşamı aksatması halinde profesyonel destek almak önem taşıyor.

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap
    Öleceğini düşündü, defalarca hastaneye gitti: Gerçek bambaşka çıktı | Ajans11.net