Hamdi Ulukaya Chobani’yi nasıl büyüttü?
Erzincan’ın İliç ilçesinden ABD’ye uzanan yolculuğunda Hamdi Ulukaya, 700 bin dolara satın aldığı eski bir yoğurt fabrikasından Chobani markasını doğurdu. 2007’de üretime başlayan şirket, tüketici talebi, doğru ürün stratejisi ve çalışanlarıyla birlikte büyüyerek ABD gıda sektörünün önde gelen markalarından biri haline geldi.

Türkiye’den ABD’ye uzanan girişimcilik hikayelerinin dikkat çeken isimlerinden Hamdi Ulukaya, Chobani markasıyla yoğurt sektöründe büyük bir başarı elde etti.
Erzincan’ın İliç ilçesinde hayvancılık ve süt ürünleri üretimiyle uğraşan bir ailede büyüyen Ulukaya, ABD’de kurduğu şirketle yalnızca kendi işini büyütmekle kalmadı, aynı zamanda yoğurt pazarındaki tüketici alışkanlıklarını da etkiledi.
Erzincan’dan ABD’ye Uzanan Yolculuk
Eğitim hayatının ardından üniversite yıllarında İngilizce öğrenmek için ABD’ye giden Ulukaya, bir süre New York’un kuzeyindeki bir çiftlikte çalıştı.
Babasının peynir üretmesi yönündeki önerisi, süt ürünleri sektörüne yönelmesinde etkili oldu.

Ulukaya’nın girişimcilik yolculuğundaki dönüm noktası ise satılık bir yoğurt fabrikasına ilişkin ilan oldu.
İlk başta önemsemediği ilanı daha sonra çöpten çıkararak arayan Ulukaya, kapanmak üzere olan tesisi yaklaşık 700 bin dolara satın alma fırsatını değerlendirdi. Finansman için girişimcilik desteklerinden yararlandı.
Fabrikayı devraldıktan sonra önceki işletmenin yöneticisinden eski çalışanlar arasından kimi işe alabileceğine ilişkin öneri istedi. Tavsiye edilen isimlerden dört kişiyi ekibine katan Ulukaya, fabrikadaki çalışmalara birlikte başladı.

İlk işlerden biri fabrikanın dış cephesini boyamaktı. Ulukaya’nın bu deneyimden çıkardığı mesaj ise girişimcilikte harekete geçmenin önemiydi: Bir işe başlamak, yalnızca düşünüp plan yapmaktan daha fazlasını gerektiriyordu.
İki Yıllık Araştırmanın Ardından Chobani Doğdu
Ulukaya ve ekibi, fabrikayı satın aldıktan sonra yaklaşık iki yıl boyunca ürün geliştirmeye odaklandı.
Farklı yoğurtları inceleyen, çeşitli pazarlarda araştırmalar yapan ve tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını gözlemleyen ekip, hedeflediği ürünü oluşturmak için yoğun bir çalışma yürüttü.
Chobani, 2007 yılında üretime başladı. İlk üretim döneminde yaklaşık 300 koli ürün hazırlandı ve ilk sipariş Long Island’daki bir marketten geldi.
İki hafta sonra aynı marketten yeni sipariş gelmesi, ürünün tüketiciler tarafından yeniden satın alındığına ilişkin ilk önemli işaretlerden biri oldu.
Ulukaya, sonraki siparişte market sahibine müşterilerin yoğurdu tekrar alıp almadığını sordu. Aldığı yanıt, müşterilerin ürünü yalnızca yeniden satın almakla kalmayıp başkalarına da tavsiye ettiğini gösteriyordu.
Bu geri bildirim, şirketin büyüme sürecinde ürün kalitesinin ve tüketici memnuniyetinin önemini ortaya koydu.
Raf Ücretini Ödemek Yerine Farklı Bir Model Önerdi
Chobani’nin daha geniş bir pazara ulaşma sürecinde büyük perakende zincirleriyle anlaşmak önemli bir adımdı.
Ancak ürünleri raflara yerleştirmek için talep edilen ücretler, genç şirket açısından ciddi bir maliyet oluşturuyordu.
Ulukaya, yaklaşık 200 mağazası bulunan bir süpermarket zinciriyle görüşmesinde beş ürün için yaklaşık 200 bin dolarlık raf ücreti talebiyle karşılaştı. Bu tutarı karşılayamayınca farklı bir öneri sundu: Ürünler satıldıkça ödeme yapmak.
Market yönetiminin kabul ettiği bu yöntem, Chobani’ye pazarda kendini kanıtlama fırsatı verdi. Ulukaya’nın aktardığına göre, yaklaşık üç hafta sonra zincirden gelen telefonla yoğurdun hızlı satıldığı ve üretimin talebi karşılamakta zorlandığı bildirildi.
Bu süreç, şirketin yeni satış noktalarına ulaşmasında önemli bir aşama oldu.
Genç Çalışanlarla Büyüyen Şirket
Chobani büyüdükçe şirketin insan kaynağı ihtiyacı da arttı. Fabrikanın bulunduğu bölgenin konumu nedeniyle deneyimli çalışanları işe almakta zorlanan Ulukaya, bazı departmanları yeni mezun gençlerle kurmayı tercih etti.
Genç çalışanlara sosyal medya, finans ve diğer alanlarda sorumluluk verilmesi, şirketin büyüme sürecinin bir parçası oldu. Ulukaya, yönetim anlayışında karmaşık finansal tablolar yerine işin temelini açık biçimde anlamaya önem verdiğini de anlattı.
Muhasebeyle ilgilenen çalışma arkadaşından şirketin ne sattığını, ne aldığını ve ne kadar kazandığını sade bir dille açıklamasını istemesi, işleyişi doğrudan takip etme yaklaşımını yansıtıyordu.
Hamdi Ulukaya’nın Başarı Hikayesinden Öne Çıkanlar
Chobani’nin kuruluş hikayesi; fırsatları değerlendirme, ürün geliştirme, tüketici geri bildirimlerini dikkate alma ve satış stratejilerinde alternatif yollar arama gibi unsurları bir araya getiriyor.
Ulukaya’nın deneyimi, bir şirketin büyümesinde yalnızca finansman ve dağıtım ağının değil, tüketicinin yeniden tercih ettiği bir ürün oluşturmanın da belirleyici olabileceğini gösteriyor.
Erzincan’dan ABD’ye uzanan bu yolculuk, Türk girişimcilerin uluslararası pazarlarda marka oluşturma çabalarının dikkat çeken örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Giriş Yapİlginizi Çekebilir

Türk bilim insanına uluslararası ödül! Sağlık teknolojilerinde yeni dönem
Doç. Dr. Sema Dumanlı Oktar, biyo-hibrit implant antenler üzerine yürüttüğü öncü araştırmalarıyla IEEE AP-S 2026 Lot Shafai Mid-Career Distinguished Achievement Award ödülüne layık görüldü. Vücut içindeki moleküler değişimlerin kablosuz olarak algılanmasını hedefleyen çalışma, geleceğin sağlık teknolojileri açısından dikkat çekiyor.

New York’ta 76 metre yükseklikte eşsiz yolculuk! Sadece 3 dolara manzara keyfi
ABDPost.com New York temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli, New York’un en dikkat çekici ulaşım deneyimlerinden biri olan Roosevelt Adası teleferiğini anlattı. Manhattan’dan East River’ın üzerinden geçen teleferik, yaklaşık 76 metre yükseklikten eşsiz şehir manzarası sunarken yalnızca 4 dakika sürüyor. Üstelik yolculuğun ücreti metro ile aynı: Sadece 3 dolar.

Cennet gibi adanın karanlık sırrı! Kayıp hazine, esrarengiz olaylar ve FBI soruşturması
Pasifik Okyanusu’ndaki Palmyra Atolü, turkuaz suları ve tropikal doğasının ardında gizemli olaylarla dolu bir geçmiş barındırıyor. Kayıp hazine efsaneleri, askerlerle ilgili esrarengiz iddialar ve FBI’ın soruşturduğu cinayet, adayı yeniden gündeme taşıyor.