Bin Yıllık Kitapların Sayfalarından 3700 Yıllık Virüs Çıktı
Bin yıllık kitapların sayfaları bilim dünyasını şaşırtan bir sırrı ortaya çıkardı! Orta Çağ’dan kalma parşömenlerde bulunan virüs izleri, araştırmacıları tam 3 bin 700 yıl öncesine götürdü. Üstelik aynı virüs, yakın dönemde Yunanistan’da yaklaşık 500 bin hayvanın itlaf edilmesine yol açan salgının da merkezinde.

Bilim insanları, Orta Çağ'dan günümüze ulaşan kitapların hayvan derisinden yapılmış sayfalarında şaşırtıcı bir keşfe imza attı. Yaklaşık bin yıllık parşömenlerde bulunan virüs DNA'sının, bugün koyun ve keçiler arasında salgınlara yol açan koyun çiçeği virüsüne ait olduğu belirlendi. Daha eski arkeolojik örnekler ise hastalığın geçmişini yaklaşık 3 bin 700 yıl öncesine kadar götürdü.
Bin Yıllık Kitaplar Hastalığın İzlerini Sakladı
Uluslararası bir araştırma ekibi, koyun çiçeği virüsünün (Sheeppox virus-SPPV) tarihini ortaya çıkarmak amacıyla arkeolojik hayvan kalıntılarının yanı sıra hayvan derisinden üretilen tarihi parşömenleri mercek altına aldı.
İncelenen eserler arasında yaklaşık bin yıllık York Gospels gibi önemli Orta Çağ el yazmaları da yer aldı. Araştırmacılar, bu eserlerin parşömen sayfalarında koyun çiçeği virüsüne ait DNA izleri tespit etti.

Geçmişte kitap ve belgelerin hazırlanmasında koyun, keçi ve dana derileri yaygın olarak kullanılıyordu. Virüsün enfekte hayvanların derilerinde bıraktığı genetik izlerin parşömen üretiminin ardından yüzyıllarca korunabildiği ortaya çıktı.
Böylece kütüphanelerde saklanan tarihi eserlerin yalnızca insanlık tarihine değil, geçmişte hayvanlar arasında yayılan hastalıklara ilişkin de genetik kayıtlar taşıyabileceği anlaşıldı.
Virüsün Geçmişi 3 Bin 700 Yıl Öncesine Uzandı
Araştırmacılar yalnızca Orta Çağ kitaplarını incelemekle kalmadı. Tunç Çağı'ndan kalan koyun dişleri üzerinde yapılan analizlerde de virüse ait izlere rastlandı.
Yaklaşık MÖ 1700'e tarihlenen örnekler, koyun çiçeği virüsünün yaklaşık 3 bin 700 yıldır evcil koyun sürüleri arasında dolaştığına ilişkin şimdiye kadarki en eski genetik kanıtlardan birini ortaya çıkardı.
Bulgular, hastalığın Avrasya'daki hayvancılıkla uğraşan toplumlar için binlerce yıldır ciddi bir sorun olabileceğine işaret ediyor.

Eski Kitaplar “Biyolojik Zaman Kapsülüne” Dönüştü
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de tarihi parşömenlerin hastalıkların geçmişini araştırmak için yeni bir kaynak olabileceğini göstermesi oldu.
Hayvan derilerindeki DNA'nın yüzyıllar boyunca korunabilmesi sayesinde bilim insanları, geçmişte hangi hastalıkların hayvan sürüleri arasında dolaştığını araştırabiliyor. Bu nedenle dünyanın dört bir yanındaki kütüphane ve arşivlerde saklanan parşömenlerin henüz keşfedilmemiş başka virüs ve patojenlerin izlerini de barındırabileceği değerlendiriliyor.
Aynı Virüs Yunanistan'da Büyük Krize Yol Açtı
Binlerce yıldır varlığını sürdüren koyun çiçeği virüsü günümüzde de hayvancılık sektörünü tehdit ediyor.

Yunanistan'da Ağustos 2024'te başlayan koyun ve keçi çiçeği salgını, çok sayıda çiftliği etkiledi. Hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla uygulanan önlemler kapsamında 2026 yılına gelindiğinde yaklaşık yarım milyon koyun ve keçi itlaf edildi.
Mayıs 2026 itibarıyla açıklanan veriler, itlaf edilen hayvan sayısının 488 bini geçtiğini gösterdi.
Bu nedenle salgına ilişkin “virüs yaklaşık 500 bin hayvanı öldürdü” ifadesinden ziyade, “salgın nedeniyle yaklaşık 500 bin hayvan itlaf edildi” ifadesi daha doğru kabul ediliyor.
İnsanlara Bulaştığına Dair Kanıt Yok
Oldukça bulaşıcı olan koyun çiçeği; hayvanlarda ateş, iştahsızlık, göz ve burun akıntısı ile deri lezyonlarına neden olabiliyor. Hastalık aynı zamanda süt ve et üretiminin azalmasına, yün ve deri kalitesinin düşmesine ve hayvancılık sektöründe ciddi ekonomik kayıplara yol açabiliyor.
Ancak mevcut bilimsel bilgilere göre koyun çiçeği virüsünün insanlarda enfeksiyona neden olduğuna dair kanıt bulunmuyor.
Science Advances'ta yayımlanan araştırma, bugün hayvancılık sektörünün mücadele ettiği bir virüsün izlerinin binlerce yıllık hayvan kalıntılarında ve Orta Çağ kitaplarının sayfalarında hâlâ bulunabildiğini ortaya koyarken, tarihi eserlerin salgın hastalıkların geçmişini aydınlatmada beklenmedik bir kaynak olabileceğini de gösterdi.
Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Giriş Yapİlginizi Çekebilir

“Çavuş” Lakabıyla Tanınıyordu: ABD’de Hayatını Kaybetti
ABD’de Türk toplumunun “Çavuş” lakabıyla tanıdığı İbrahim Kurt, uzun süredir mücadele ettiği hastalığa yenik düştü. 56 yaşında hayatını kaybeden Kurt için New Jersey’de cenaze namazı kılınacak, ardından naaşı Türkiye’ye gönderilecek.

Hakan Fidan New York’ta Konuştu: Türkiye-ABD İlişkilerinde Yeni Yüzyılın Rotası Çizildi
Türkiye-ABD ilişkilerinde ikinci yüzyılın rotası New York’ta çizildi. Hakan Fidan ile Türk ve Amerikalı diplomatların kritik mesajlar verdiği buluşmayı, ABDPost New York Temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli yerinde takip etti.

Türkiye ile Uganda arasında ipler gerildi! Askeri anlaşmalar için flaş karar
Uganda, Türkiye ile yürüttüğü savunma ve askeri iş birliğini askıya aldı. Kararın, Türkiye’de yaşayan hükümet eleştirmeni Fred Lumbuye’nin Uganda’ya iade edilmesi konusunda Ankara ile Kampala arasında yaşanan gerilimin ardından gelmesi dikkat çekti.