İçeriğe atla
Amerika

Amerika-Türkiye ticaret odası farkı: "Neden mecburuz?"

Türkiye’de ticaret odası seçimleri yaklaşırken, yaklaşık 20 yıldır Amerika’da ticaret yapan Ayhan Özmekik, iki ülkenin oda sistemini karşılaştırıyor. Özmekik’in sorusu net: “Amerika’da ticaret yapmak için ticaret odasına ihtiyaç yoksa, Türkiye’de neden mecburuz?”

ajans11··
abdpost post441056 6aab34bb9f221 h
15 dakika okuma

Türkiye’de ticaret odası seçimleri yaklaşırken yeniden listeler hazırlanıyor, meslek grupları bir araya geliyor ve seçim çalışmaları hız kazanıyor. Adaylar iş dünyasının ve esnafın sorunlarını dilinden düşürmeyerek destek ararken, seçimlerin ardından yönetimler belirleniyor ve yeni dönem başlıyor. ABD’de yaklaşık 20 yıldır ticari faaliyetlerde bulunan Ayhan Özmekik ise bu sistemi farklı bir açıdan değerlendiriyor. Özmekik, Amerika’daki ticaret odası modelinin Türkiye’den temel bir noktada ayrıldığını savunuyor; o da "üyeliğin gönüllü olması".

abdpost ayhan ozmekik amerika turkiye ticaret odasi secim 6aab35bd41f58

Amerika’da ticaret odasına üyelik zorunlu değil

ABD Ticaret Odası’nın kendi tanımına göre ticaret odaları, yerel ekonomiyi ve işletmeleri desteklemek amacıyla oluşturulan gönüllü iş dünyası kuruluşları olarak faaliyet gösteriyor. Üyeler işletmeler, kuruluşlar ve bireylerden oluşabiliyor.

Yerel ticaret odalarına katılım da işletmelerin tercihine bırakılıyor. ABD Ticaret Odası'nın güncel içeriklerinde üyelik; networking, iş bağlantıları, görünürlük, eğitim ve savunuculuk gibi hizmetlerle ilişkilendiriliyor. Üyelik seviyeleri ve ücretleri ise odalara göre değişiyor.

Özmekik, yaklaşık 20 yıllık ABD deneyiminden hareketle, bir işletmenin faaliyet gösterebilmesi için ticaret odasına üye olmasının gerekmediğini belirtiyor.

Şirket kuruluşu, vergi işlemleri, belediye izinleri, sağlık ve itfaiye gereklilikleri, sigorta ve çalışanlarla ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmesiyle işletmeler faaliyetlerine başlayabiliyor.

Ticaret odası üyeliği ise bu resmi işlemlerden ayrı bir tercih olarak ortaya çıkıyor.

Oda, işletmeye neden üye olması gerektiğini anlatıyor

Özmekik’e göre gönüllü üyelik sistemi, ticaret odalarını doğrudan işletmelere hizmet sunmaya yöneltiyor.

Bir oda; işletmeleri birbirleriyle buluşturmak, yeni müşteri bağlantıları oluşturmak, eğitimler düzenlemek, yerel yönetimler nezdinde iş dünyasını temsil etmek ve işletmelerin görünürlüğünü artırmak gibi hizmetlerle üye kazanmaya çalışıyor.

ABD Ticaret Odası da yerel ve eyalet düzeyindeki odalar için üyelik sistemini temel alıyor. Kurumun güncel programlarında networking, politika toplantıları, eğitimler, savunuculuk ve işletmelere yönelik çeşitli kaynaklar üyelik kapsamında sunulan hizmetler arasında yer alıyor.

Bu modelde işletme sahibi, aldığı hizmetin kendisi açısından değer taşıdığına inanıyorsa üyeliğini sürdürüyor.

Özmekik’in dikkat çektiği nokta da burada ortaya çıkıyor: Üyeliğin devamı, odanın işletmeye sunduğu faydayla doğrudan bağlantılı hale geliyor.

“Oda başkanının adını bilmeden de ticaret devam ediyor”

Özmekik, Amerika’da yıllardır iş yapmasına rağmen birçok yerel ticaret odasının başkanını tanımadığını belirtiyor.

Bunun ticari faaliyetlerin devam etmesi açısından bir engel oluşturmadığını ifade eden Özmekik, ABD’de odaların temel işlevinin işletmelerin günlük ticari faaliyetlerini yönetmek değil, üyelerine hizmet ve temsil imkânı sağlamak olduğunu savunuyor.

ABD Ticaret Odası'nın kendi rehberinde de yerel odaların üyeleri tarafından yönetildiği, üyelerin yönetim kurulunu seçtiği ve odaların ekonomik kalkınma, iş dünyası temsilciliği, kamu ilişkileri ve eğitim gibi farklı alanlarda faaliyet gösterebildiği belirtiliyor.

abdpost ticaret odasi secimler 6aab35acb5b71

Türkiye’de kayıt ve aidat yükümlülüğü bulunuyor

Türkiye’de ise sistem farklı işliyor.

5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 24. maddesinde, odaya kayıt sırasında kayıt ücreti ve her yıl için yıllık aidat ödenmesi gerektiği belirtiliyor.

Oda seçimlerinde meslek komiteleri, meclis üyeleri ve yönetimler belirleniyor.

Özmekik, bu yapının işletmeler açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor ve tartışmayı şu soruya taşıyor:

Bir kurumun sunduğu hizmet gerçekten değerliyse, üyelik neden zorunlu olmalı?

“Esnaf ilgisiz değil, geçim derdinde”

Özmekik, Türkiye’de esnafın oda seçimlerine ilgisiz olduğu yönündeki yaklaşımın da yeniden ele alınması gerektiğini düşünüyor.

Ona göre küçük işletme sahipleri açısından günlük sorunlar; vergi, kira, kredi, personel maliyetleri ve bürokratik işlemler etrafında yoğunlaşıyor.

Bu nedenle seçim döneminde oy isteyen temsilcilerin, seçim sonrasında da işletmelerin karşılaştığı sorunlara çözüm üretmesi gerektiğini savunuyor.

Özmekik, tüm ticaret odalarının aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini de vurguluyor. İhracatçıya destek veren, eğitim düzenleyen, yatırımcıya yol gösteren ve yerel ekonomiye katkı sağlayan odaların bulunduğunu kabul ediyor.

Ona göre tartışılması gereken, kişilerin performansından çok sistemin kendisi.

“Zorunluluk kalkarsa gerçek performans ortaya çıkar”

Özmekik, teknolojik dönüşümün ticaret odalarının işlevlerinin de yeniden düşünülmesini gerektirdiğini belirtiyor.

Şirket kuruluşlarından vergi işlemlerine ve çeşitli ticari belgelere kadar birçok sürecin elektronik ortama taşındığına dikkat çeken Özmekik, odaların işletmeler açısından daha somut faydalar üretmesi gerektiğini ifade ediyor.

Finansmana erişim, daha az bürokrasi, yeni pazar bağlantıları, eğitim ve güçlü temsil mekanizmalarının işletme sahipleri açısından daha önemli olduğunu savunuyor.

“Ticaret odaları kapatılsın demiyorum”

Özmekik, değerlendirmesinin ticaret odalarının kapatılması anlamına gelmediğini özellikle belirtiyor.

Aksine, odaların işletmelere müşteri kazandırması, ihracat bağlantıları oluşturması, finansmana erişimi kolaylaştırması, eğitim vermesi ve kamu kurumları karşısında iş dünyasını güçlü biçimde temsil etmesi gerektiğini düşünüyor.

Ancak bunun karşılığında üyeliğin gönüllü olması gerektiğini savunuyor.

Özmekik'e göre işletme sahibi aldığı hizmetin karşılığını gördüğüne inanıyorsa üyeliğini sürdürür; fayda görmediğini düşünüyorsa üyelikten ayrılabilmelidir.

Bu yaklaşımın, ticaret odalarını üyelerine daha fazla değer sunmaya zorlayacağını düşünüyor.

Son soru: Amerika’da neden gönüllü?

Türkiye’de oda seçimleri yaklaşırken tartışma çoğunlukla “Kim başkan olacak?” sorusu üzerinden yürütülüyor.

Özmekik ise sorunun farklı kurulması gerektiğini savunuyor:

“Amerika’da ticaret yapmak için ticaret odasına ihtiyaç yoksa, Türkiye’de neden mecburuz?”

Bu soru, iki ülkedeki ticaret odalarının hukuki yapılarından çok, işletme ile temsil kuruluşu arasındaki ilişkinin nasıl kurulması gerektiğine ilişkin daha geniş bir tartışmanın da kapısını aralıyor.

Ayhan Özmekik'in değerlendirmesinin tamamı ise şöyle:

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Amerika’da Gönüllü, Türkiye’de Mecburi!/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Türkiye’de ticaret odası seçimleri yaklaşıyor./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Yine listeler hazırlanacak, gruplar kurulacak, yemekler verilecek. Meslek komitelerine girebilmek için kıran kırana mücadeleler yaşanacak. Kimileri “İş dünyasının sesi olacağız” diyecek, kimileri “Esnafımızın yanındayız” sloganıyla dolaşacak./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Seçimler bitecek…/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kazananlar fotoğraflarını çektirecek, makamlarına oturacak, tebrikleri kabul edecek./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Peki esnafın hayatında ne değişecek?/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Vergisini yine kendisi ödeyecek. Kredisini yine kendisi arayacak. Yüksek kirayla, personel sıkıntısıyla ve bürokrasiyle yine tek başına mücadele edecek./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Odasını ise büyük ihtimalle bir sonraki aidat bildirimi geldiğinde hatırlayacak./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ben yaklaşık yirmi yıldır Amerika’da yaşıyor ve ticaret yapıyorum. İşletmeler kurdum, çalışan istihdam ettim; belediyelerle, eyalet kurumlarıyla, bankalarla, sağlık ve itfaiye birimleriyle doğrudan çalıştım./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Amerikan sistemini kitaplardan okumadım. İşin mutfağında, tezgâhın arkasında ve denetimlerin karşısında yaşayarak öğrendim./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Burada bir restoran, kafe, market veya başka bir işletme açarken hiç kimse size:/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">“Önce ticaret odasına kaydolacaksın, sonra da her yıl aidat ödeyeceksin” demez./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Şirketinizi eyalette kurarsınız. Vergi numaranızı alırsınız. Belediyeye, sağlık birimine ve itfaiyeye gerekli başvuruları yaparsınız. Sigortanızı yaptırır, çalışanlarınızı kaydeder ve işinizi açarsınız./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bütün bunları yaparken herhangi bir ticaret odasına üye olmak zorunda değilsiniz./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İsterseniz üye olursunuz./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İstemezseniz olmazsınız./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ticaretiniz de devam eder, şirketiniz de faaliyet gösterir. Ne ceza gelir ne belgeniz iptal edilir ne de ticaret yapma hakkınız elinizden alınır./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Çünkü Amerika’da ticaret odası işletmenin efendisi değildir. İşletmeye hizmet vermek isteyen gönüllü bir kuruluştur./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Asıl fark da tam olarak burada başlıyor:/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Amerika’da oda, ayakta kalabilmek için üyeye muhtaçtır. İşletme sahibi ise ticaret yapabilmek için odaya muhtaç değildir./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu nedenle oda sizi ikna etmek zorundadır./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kapınıza gelir ve “Sizi çevredeki işletmelerle tanıştıralım, tanıtımınızı yapalım, toplantılarımıza davet edelim, yerel yönetim karşısında temsil edelim” der./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Siz de sunulan hizmetin işinize yarayacağını düşünürseniz üye olur, aidatınızı ödersiniz. Fayda görmezseniz ertesi yıl üyeliğinizi yenilemezsiniz./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Mesele bu kadar basittir./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Oda yalnızca yemek düzenliyor, kurdele kesiyor, fotoğraf çektiriyor ve birkaç kişiye unvan dağıtıyorsa üye kaybeder. Ya kendisini düzeltir ya küçülür ya da zamanla etkisini kaybeder./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Yani Amerika’da piyasa yalnızca şirketleri değil, ticaret odalarını da denetler./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Türkiye’de ise durum tam tersidir./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Oda başarılı olsa da olmasa da gelirini büyük ölçüde korur. İşletme sahibi hizmetten memnun kalmasa bile sistemin dışına çıkamaz. Üyelik zorunludur, aidat zorunludur; fakat hizmetin kalitesi için aynı ölçüde bir zorunluluk yoktur./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bunun adı hizmet değil, mecburiyettir./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Oda başkanını tanımıyoruz ama ticaret devam ediyor/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Amerika’da birçok işletme sahibine yerel ticaret odası başkanının adını sorsanız cevap veremez./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ben de yirmi yıldır burada ticaret yapan biri olarak birçok oda başkanının kim olduğunu bilmiyorum./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Peki ticaret duruyor mu?/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Hayır./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Şirketler kuruluyor, fabrikalar üretim yapıyor, restoranlar açılıyor, girişimciler yatırım yapıyor ve dünyanın en büyük ekonomilerinden biri işlemeye devam ediyor./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Çünkü Amerika’da oda başkanlığı siyasi bir makam veya protokol mevkii olarak görülmüyor. Oda başkanının değeri, kaç siyasetçiyle fotoğraf çektirdiğiyle değil, üyelerine ne kadar fayda sağladığıyla ölçülüyor./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Yerel odalar, eyalet odaları ve ABD Ticaret Odası arasında Türkiye’deki gibi zorunlu bir hiyerarşi de bulunmuyor. Her yerel oda kendi yapısı içinde faaliyet gösteriyor. Üst kuruluşlarla ilişkiler de çoğunlukla gönüllülük esasına dayanıyor./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu yüzden Amerika’da aylar süren, büyük bütçelerin harcandığı ve ülke siyasetini andıran merkezî bir ticaret odaları seçimi düzeni görmüyorsunuz./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Türkiye’de ise oda seçimleri bazen belediye seçimlerinden daha heyecanlı geçiyor./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Listeler, gruplar, delegeler, kulisler, yemekler…/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Meslek komitesi üyeliğinden meclis üyeliğine, oradan yönetim kuruluna ve başkanlık makamına kadar uzanan büyük bir mücadele…/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İnsan ister istemez soruyor:/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu makamların tek amacı esnafa hizmet etmekse neden bu kadar büyük bir savaş veriliyor?/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Aidatı herkes ödüyor, faydayı kim görüyor?/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Türkiye’de belirli ticari faaliyetlerde bulunan işletmeler 5174 sayılı Kanun kapsamında odalara kaydolmak ve aidat ödemek zorunda./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Oda seçimleri dört yılda bir yargı gözetiminde yapılıyor. Meslek komiteleri, meclis üyeleri ve yönetimler belirleniyor./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kâğıt üzerinde demokratik bir temsil sistemi var./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Fakat sokağa çıkıp esnafa soralım:/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kaç kişi hangi meslek grubunda olduğunu biliyor?/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kaç kişi kendisini komitede kimin temsil ettiğini tanıyor?/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kaç işletme sahibi ödediği aidatın karşılığında aldığı hizmetleri sayabiliyor?/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kaç küçük esnafın vergi, kira, kredi, personel ve bürokrasi sorunu odası tarafından gerçekten çözülebiliyor?/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu soruların cevabı iç açıcı değil./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Sonra da “Esnaf oda seçimlerine neden ilgi göstermiyor?” diye soruluyor./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Esnaf ilgisiz değil./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Esnaf geçim derdinde./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İnsanlar, günlük hayatlarına dokunmayan ve sorunlarına çözüm üretmeyen bir yapıya doğal olarak ilgi göstermiyor. Seçim zamanı kapı kapı dolaşıp oy isteyenler, seçim bittikten sonra aynı esnafın kapısını kaç defa çalıyor?/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Asıl sorulması gereken budur./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Elbette bütün odalar kötüdür, bütün yöneticiler çalışmıyordur demiyorum. İhracatçıya destek veren, eğitim düzenleyen, yatırımcıya yol gösteren ve şehrine katkı sağlayan odalar mutlaka vardır./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ancak mesele kişilerin iyi veya kötü olması değildir./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Mesele sistemin kendisidir./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bir kurum gerçekten iyi çalışıyorsa üyeliğin zorunlu olmasına neden ihtiyaç duysun?/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Zorunluluk kalksın, gerçek ortaya çıksın/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ticaret odaları geçmişte önemli görevler üstlenmiş olabilir./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İnternetin olmadığı, devlet kayıtlarının dijitalleşmediği ve ticari bilgiye ulaşmanın zor olduğu dönemlerde bu kurumlara ihtiyaç duyulmuş olabilir./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Fakat bugün şirket kuruluşlarından vergi işlemlerine, faaliyet belgelerinden ihracat bilgilerine kadar pek çok işlem elektronik ortamda yapılabiliyor./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">E-Devlet’in, dijital vergi dairelerinin ve çevrim içi kayıt sistemlerinin bulunduğu bir dönemde birkaç belge vermek, ticaret odalarını vazgeçilmez yapmaz./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bir işletme sahibinin yeni bir aidata değil, uygun finansmana ihtiyacı var./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Protokol konuşmalarına değil, daha az bürokrasiye ihtiyacı var./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Seçim döneminde hatırlanmaya değil, başı sıkıştığında yanında duracak güçlü bir temsile ihtiyacı var./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ben ticaret odalarının kapatılmasını savunmuyorum./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İsteyen oda yoluna devam etsin. Üyelerine müşteri kazandırsın, ihracat kapıları açsın, bankalarla uygun kredi anlaşmaları yapsın, eğitim versin ve devlet karşısında iş dünyasının hakkını savunsun./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ancak üyelik gönüllü olsun./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Aidat gönüllü olsun./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İşletme sahibi parasının karşılığını aldığına inanıyorsa üye olsun. İnanmıyorsa ayrılabilsin./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">O zaman hangi odanın gerçekten çalıştığını, hangisinin yalnızca tabela, makam ve protokolden ibaret olduğunu hep birlikte görürüz./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Amerika’daki sistem kusursuz değil. Burada da etkisiz kalan odalar var. Ancak Amerika’daki işletme sahibi, etkisiz bulduğu bir odayı finanse etmek zorunda değil./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Türkiye’deki iş insanının da aynı hakkı olmalı./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Çünkü faydalı bir kurum gönüllülükten korkmaz./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Üyesine değer katan bir kurum zorunlu aidata ihtiyaç duymaz./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Sadece kanuni mecburiyetlerle ayakta kalabilen bir kurumun ise yöneticilerini değil, varlık nedenini tartışmak gerekir./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Türkiye’de oda seçimleri yaklaşırken herkes “Kim başkan olacak?” diye soruyor./span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Benim sorum ise çok daha basit:/span>

span style="font-size:11pt">span style="line-height:115%">span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Amerika’da ticaret yapmak için ticaret odasına ihtiyaç yoksa, Türkiye’de neden mecburuz?/span>

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap
    Amerika-Türkiye ticaret odası farkı: "Neden mecburuz?" | Ajans11.net