ABD'de Ara Seçim Yarışı: Anketler Neden Tartışılıyor?
ABD'de seçimler yaklaşırken anketlerdeki Demokrat üstünlüğü tartışılıyor; bazı ön seçim sonuçları kamuoyu yoklamalarının güvenilirliğini yeniden gündeme taşıdı.

Amerika Birleşik Devletleri'nde 2026 ara seçimlerine 80 günden az süre kala Kongre'nin kontrolüne ilişkin yarış hız kazanıyor. Beyaz Saray'ı elinde bulunduran partinin son 41 ara seçimin 39'unda Kongre'de sandalye kaybetmesi, Demokratların bu seçimlerde avantaj sağlayabileceği beklentisini güçlendiriyor. Cumhuriyetçilerin ise Temsilciler Meclisi ve Senato'daki mevcut çoğunluklarını korumak için sınırlı sayıdaki sandalye kaybını önlemesi gerekiyor.
Hanson'dan Anketlere Temkinli Yaklaşım
Amerikalı tarihçi ve askeri tarih uzmanı Victor Davis Hanson, kamuoyu yoklamalarının 2026 ara seçimlerinin sonucunu kesin biçimde göstermediğini savunuyor. Hoover Institution'da Martin and Illie Anderson Kıdemli Araştırmacı olarak görev yapan Hanson, özellikle son dönemdeki ön seçimlerde anket sonuçlarıyla sandıktan çıkan sonuçlar arasındaki farklara dikkat çekiyor.

Demokratların ülke genelinde yaklaşık yüzde 7 avantaj gösterdiği anketlere karşın Hanson, seçim sürecindeki bazı sonuçların bu üstünlüğü doğrulamadığını belirtiyor. Donald Trump ile Başkan Yardımcısı JD Vance'in ülke genelindeki kampanya çalışmalarını sürdürdüğü dönemde, Cumhuriyetçi cephe de anketlerin ortaya koyduğu tabloya temkinli yaklaşıyor.
Michigan'da 10 Puanlık Fark Eridi
Michigan'da Demokratların Senato adayı Abdul El-Sayed, ön seçim öncesinde rakiplerinin yaklaşık 10 puan önünde gösteriliyordu. Ancak El-Sayed, yarışı yalnızca 1,5 puan farkla kazanabildi. Hanson, bu sonucu seçim öncesi anketlerle sandık sonuçları arasındaki farkı gösteren örneklerden biri olarak değerlendiriyor.
Wisconsin'de Anketler Yanıldı
Wisconsin'de Demokratların valilik adayı Francesca Hong için yapılan bazı anketlerde 10, 15 hatta 20 puana ulaşan üstünlükler ölçüldü. Ancak Hong, seçim sonunda yarışı açık farkla kaybetti. Hanson, Wisconsin'deki sonucun da anketlerde görülen yüksek farkların sandıkta aynı şekilde ortaya çıkmayabileceğini gösterdiğini belirtiyor.
Florida'da Beklenen Sonuç Çıkmadı
Florida'da Senato adaylığı için yarışan Alexander Vindman da ön seçim öncesinde kamuoyu yoklamalarında avantajlı isimlerden biri olarak gösterildi. Vindman, Demokrat sosyalist olarak tanımlanan Angie Nixon karşısında seçimi kaybetti. Hanson, Michigan, Wisconsin ve Florida'daki sonuçların birlikte değerlendirildiğinde anketlere ilişkin soru işaretlerini artırdığını savunuyor.
İran Savaşı Seçim Hesabında
Ara seçimlere ilişkin siyasi hesaplamalarda İran savaşı ve ekonomideki gelişmeler de önemli başlıklar arasında bulunuyor. Hanson, İran'a yönelik askeri operasyonların yaklaşık 40 gün sürdüğünü ve ABD'nin Tahran üzerindeki baskıyı ekonomik ve diplomatik araçlarla devam ettirdiğini belirtiyor.
Trump yönetiminin yeni bir kara operasyonuna sıcak bakmadığını aktaran Hanson, çatışmaların yeniden genişlemesinin ancak ABD'nin müttefiklerine veya savaş gemilerine yönelik ciddi bir saldırıyla gündeme gelebileceği değerlendirmesinde bulunuyor.
Hürmüz Boğazı Açık Kaldı
Hanson'ın değerlendirmesine göre Hürmüz Boğazı büyük ölçüde açık kalırken, İran'ın nükleer kapasitesinin mevcut durumuna ilişkin belirsizlik sürüyor. Hamas, Husiler ve Hizbullah'ın Körfez ülkeleri ile İsrail'e yönelik tehdit kapasitesinin de önceki döneme göre azaldığı ileri sürülüyor.
Bu gelişmelerin ardından Trump'ın dikkatini yeniden ABD ekonomisine çevirmeye çalıştığı belirtiliyor. İran cephesindeki gelişmelerin seçim kampanyasında Cumhuriyetçiler açısından nasıl bir siyasi karşılık bulacağı ise ara seçim sürecinin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
17 Amerikalı Hayatını Kaybetti
İran çatışmaları sırasında 17 Amerikalının hayatını kaybettiği belirtiliyor. Hanson, İran'ın önümüzdeki 60 ila 70 gün içinde savaşı sona erdirmesi veya geri adım atmasının Trump açısından önemli bir siyasi kazanım oluşturabileceğini savunuyor.
Hanson ayrıca İran'ın nükleer silah edinmesinin engellenmesini ABD açısından uzun süredir devam eden stratejik sorunlardan biri olarak değerlendiriyor. Bu nedenle İran'la ilgili gelişmelerin yalnızca dış politika açısından değil, iç siyasetteki seçim hesapları bakımından da önem taşıdığı görüşünü dile getiriyor.
Yeniden Sınırlandırma Cumhuriyetçilere Avantaj Sağlayabilir
Kongre yarışında seçim bölgelerinin yeniden sınırlandırılması da Cumhuriyetçilerin lehine sonuç doğurabilecek başlıklar arasında gösteriliyor. Kırmızı eyaletlerdeki yeni seçim bölgeleri ile Yüksek Mahkeme'nin ırka dayalı seçim bölgesi düzenlemelerine ilişkin yaklaşımının Cumhuriyetçilere 4 veya 5 ek sandalye kazandırabileceği öne sürülüyor.
Bu ihtimalin gerçekleşmesi halinde Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi'ndeki sandalye kayıplarını sınırlayabileceği ve Kongre'deki çoğunluğunu koruma şansını artırabileceği değerlendiriliyor.

Trump'ın 400 Milyon Dolarlık Seçim Kaynağı
Seçim yarışının finansman boyutu da dikkat çeken unsurlar arasında yer alıyor. Trump'ın yaklaşık 400 milyon dolarlık siyasi savaş sandığı bulunduğu ve bu kaynağın ara seçimlerde Cumhuriyetçi adaylara destek amacıyla kullanılmasının planlandığı aktarılıyor.
Elon Musk ise Demokrat adaylara büyük miktarlarda bağış yapılması halinde buna karşılık vereceğini açıkladı. Böylece ara seçim kampanyasında siyasi bağışların da iki parti arasındaki rekabetin önemli unsurlarından biri olması bekleniyor.
Demokrat Parti İçinde Yeni Siyasi Hat
Hanson, Demokrat Parti içindeki demokratik sosyalist hareketin etkisinin arttığını savunuyor. Nancy Pelosi, Hakeem Jeffries ve Chuck Schumer'in bu hareketin adaylarına karşı açık bir tutum almamasını da Demokratların daha geniş bir siyasi koalisyon oluşturma çabasının göstergesi olarak değerlendiriyor.
Demokrat Parti içindeki bu değişimin 2026 ara seçimlerinde seçmen tercihlerini etkileyebileceğini belirten Hanson, partinin geleneksel seçmen tabanı ile daha sol çizgideki hareketler arasındaki ilişkinin seçim sonuçlarında belirleyici olabileceğini ifade ediyor.
Demokrat Sosyalistlerin Gündemi
Demokrat sosyalist hareket; Pentagon bütçesinin azaltılması, polise ayrılan kaynakların düşürülmesi, sınır politikalarının değiştirilmesi, geniş kapsamlı aflar, fosil yakıtlara yönelik politikalar ve daha müdahaleci olmayan bir dış politika gibi başlıkları savunuyor.
Trans bireylerin kadın sporlarındaki katılımı, Senato'nun yapısının değiştirilmesi, Seçiciler Kurulu'nun kaldırılması, Yüksek Mahkeme'ye yeni üyeler eklenmesi ve filibuster uygulamasının sona erdirilmesi de hareketin gündemindeki diğer başlıklar arasında bulunuyor.
Washington DC Ve Porto Riko Tartışması
Demokratlar içindeki bazı isimler, Washington DC ve Porto Riko'nun eyalet statüsüne alınmasını destekliyor. Bu adımın gerçekleşmesi halinde Senato'daki sandalye dağılımının değişebileceği belirtiliyor.
Yüksek Mahkeme'nin yeniden yapılandırılması ve Senato'daki filibuster uygulamasının kaldırılması yönündeki öneriler de Demokrat Parti içindeki siyasi tartışmaların diğer başlıklarını oluşturuyor.
Seçim Sonucu Henüz Net Değil
Hanson, Demokratların demokratik sosyalist hareketle daha fazla bütünleşmesinin ara seçimlerde seçmen davranışını etkileyebileceğini savunuyor. ABD'nin mevcut siyasi kurumlarına ve kurucu ilkelerine yönelik sert eleştirilerin ise Demokratlar açısından siyasi risk oluşturabileceğini belirtiyor.
Anketler Sandığı Garanti Etmiyor
Demokratların anketlerde avantajlı görünmesine rağmen Michigan, Wisconsin ve Florida'daki ön seçim sonuçlarının farklı bir tablo ortaya koyduğuna dikkat çekiliyor. Cumhuriyetçilerin seçim bölgelerindeki değişikliklerden sağlayabileceği olası avantaj, Trump'ın kampanya finansmanı ve İran savaşının seyri de yarışın sonucunu etkileyebilecek unsurlar arasında sıralanıyor.
2026 ara seçimleri yaklaşırken Demokratların Kongre'de sandalye kazanabileceğine ilişkin beklentiler güçlü olsa da mevcut veriler kesin bir sonuç ortaya koymuyor. Hanson'ın değerlendirmesine göre anketlerdeki üstünlük, seçim günü sandığa yansıyacak sonucu tek başına belirlemiyor.
Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Giriş Yapİlginizi Çekebilir

ABD'den Girne'deki Feribot Faciası İçin Taziye
ABD'nin Ankara Büyükelçiliği, Girne açıklarında meydana gelen feribot kazasında hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diledi.

Girne Açıklarında Batan Geminin Kaptanı Tutuklandı
Girne açıklarında 267 kişiyi taşıyan yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişi öldü. Kaptan tutuklanırken soruşturma sürüyor.

New York'ta Mamdani'ye Benzeyenler 100 Dolar İçin Yarıştı
New York'ta Belediye Başkanı Zohran Mamdani'ye benzeyen 9 kişi yarıştı. Kalabalığın seçtiği Amadeo Fusca, 100 dolarlık ödülün sahibi oldu.