ICE Gözaltısına 'Habeas Corpus' Freni: Türk Vatandaşı Bir Hafta Dolmadan Serbest Bırakıldı
New Jersey'de ICE tarafından gözaltına alınan Türk vatandaşı, Avukat Mahmut Bingöl'ün federal mahkemeye sunduğu Habeas Corpus başvurusuyla bir hafta içinde özgürlüğüne kavuştu. Kefalet hakkı tanınmayan göçmenler için emsal teşkil eden bu karar, hukuk mücadelesinin önemini bir kez daha kanıtladı.
ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) tarafından New Jersey’nin Cliffside Park bölgesinde gözaltına alınan iki Türk vatandaşından biri, Habeas Corpus başvurusu sonucunda bir hafta dolmadan serbest bırakıldı. Gelişme, son dönemde artan gözaltılar nedeniyle endişe yaşayan göçmenler için umut verici bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Olayla ilgili ABDPost New York Temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli'ye açıklamalarda bulunan Avukat Mahmut Bingöl, müvekkilinin gözaltına alındıktan kısa süre sonra federal mahkemede Habeas Corpus davası açıldığını ve bu başvurunun olumlu sonuçlandığını belirtti. Bingöl, serbest bırakılan kişinin herhangi bir sabıka kaydının ya da ciddi bir yasal sorununun bulunmadığını vurguladı.
En Etkili Yöntem: Habeas Corpus
Avukat Bingöl, mevcut koşullarda ICE tarafından gözaltına alınan ve kefalet (bond) hakkı tanınmayan kişiler için en etkili hukuki yolun Habeas Corpus olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Bu başvurular federal mahkemelerde görülüyor. Federal hâkimler birçok durumda müvekkil lehine karar verebiliyor. Bu nedenle gözaltına alınan herkesin Habeas Corpus seçeneğini mutlaka değerlendirmesi gerekiyor.”
Bingöl ayrıca, gözaltı durumlarında dosyaları ücretsiz olarak incelediklerini, başvuruya uygunluk halinde davayı derhal açtıklarını belirtti. Serbest bırakılan Türk vatandaşının ise şu anda özgür olduğu, ancak göçmenlik dosyasının hukuki sürecinin dışarıdan devam edeceği öğrenildi.
ABDPost’a konuşan Avukat Bingöl, bu vakanın özellikle “Habeas Corpus ile serbest kalan kimse var mı?” sorusuna somut bir yanıt niteliği taşıdığını ifade etti. Yayında da vurgulandığı üzere, bu gelişme ICE gözaltısı endişesi yaşayan birçok kişi için “bir umut ışığı” olarak görülüyor.