Hürmüz krizi gübreyi vurdu: Küresel gıda fiyatları için alarm

İran savaşının Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatları aksatması, küresel gübre arzını daralttı. Üre ticaretinde ciddi kesintiler yaşanırken, ekim sezonuna denk gelen kriz üretimi ve gıda fiyatlarını doğrudan tehdit ediyor.

İran’da devam eden savaşın Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatları aksatması, küresel gübre piyasasında ciddi bir arz sıkışıklığına yol açtı. Uzmanlar, bu durumun önümüzdeki süreçte hem tarımsal üretimi zayıflatabileceğini hem de gıda fiyatlarını yukarı çekebileceğini belirtiyor.

Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin ve gübre taşımacılığının üçte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklık, küresel piyasalar üzerinde doğrudan etkili oldu. İran’ın sevkiyatları kısıtlamasıyla birlikte özellikle azot ve fosfat içerikli gübrelerde tedarik sorunları ortaya çıktı.

ABC News kaynaklı habere göre, gübre üretiminin temel girdilerinden biri olan üre, krizden en fazla etkilenen ürünler arasında yer alıyor. Veriler, küresel üre ticaretinin yaklaşık yüzde 30’unun kesintiye uğradığını gösteriyor. Öte yandan yükselen doğal gaz fiyatları da üretim maliyetlerini artırarak baskıyı derinleştiriyor.

Ekim Dönemi Baskıyı Artırıyor

Krizin ekim sezonuna denk gelmesi, etkilerin daha hızlı hissedilmesine neden oluyor. Dünya Gıda Programı yetkilileri, özellikle gelişmekte olan ülkelerde çiftçilerin gübreye erişimde ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını vurguluyor.

Uzmanlar, gübreye zamanında ulaşamayan üreticilerin daha düşük verim elde edebileceğine dikkat çekerken, bunun doğrudan gıda fiyatlarına yansıyabileceğini ifade ediyor.

Afrika ve Asya’da Kırılganlık Artıyor

Başta Etiyopya olmak üzere birçok Afrika ülkesi gübre ithalatında Körfez bölgesine bağımlı konumda bulunuyor. Benzer şekilde Asya’da da önümüzdeki aylarda arz sıkıntısının daha belirgin hale gelmesi bekleniyor.

Maliyet Baskısı Tüketiciye Yansıyabilir

Gübre fiyatları önceki krizlere kıyasla daha düşük seviyelerde seyretse de tarım ürünlerindeki fiyat düşüşü, üreticilerin kâr marjını daraltıyor. Bu durum, üretimde gerileme ve artan maliyetlerin nihai olarak tüketiciye yansıması riskini güçlendiriyor.

Uzmanlar, olası bir gıda krizinin önüne geçilebilmesi için hükümetlerin sübvansiyonları artırması, yerli üretimi desteklemesi ve ihracat politikalarını yeniden değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde küresel gıda arzında yeni bir şok yaşanabileceği ifade ediliyor.