Birden yaşlandığınızı hissediyorsanız yanılmıyorsunuz
Yaşlanmak çoğu zaman yavaş ve kademeli bir süreç olarak bilinir. Ancak araştırmalar bunun her zaman böyle olmadığını gösteriyor. Hatta bir sabah uyanıp aynaya baktığınızda birden yaşlandığınızı düşünüyorsanız yanılmıyor olabilirsiniz. Nature Aging dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre; bazı hastalıklar belirli yaşlardan sonra artmaya başlıyor. Sıçramanın yaşandığı dönem ise 40'lı yaşların ortası ve 60'lı yaşların başı...
Yaşlanma, çeşitli hastalık risklerinin artışıyla ilişkili karmaşık bir süreç. 2024 yılında Nature Aging dergisinde yayımlanan ve yaşlanmayla ilişkili moleküler değişimleri inceleyen bir araştırmaya göre, insanlarda hastalık iki belirgin sıçrama yaşıyor. Bu noktada iki yaş dilimine dikkat çekiliyor.
Stanford Üniversitesi’nden genetikçi Michael Snyder ve ekibi, yaşlanmanın biyolojisini daha iyi anlamak; hangi değişimlerin nasıl gerçekleştiğini ortaya koymak ve bu hastalıkları önleyip tedavi edebilmek amacıyla araştırma yaptı. Birkaç yıl boyunca düzenli aralıklarla biyolojik örnek bağışlayan 108 yetişkin takip edildi.
Hastalıklar Yavaş Yavaş Değil Belirli Yaştan Sonra Birden Artıyor
Bazı hastalıklarda, örneğin Alzheimer ve kalp-damar hastalıklarında, riskin zamanla yavaş yavaş artmadığı, belirli bir yaştan sonra keskin şekilde yükseldiği gözlemlendi. Bu nedenle ekip, yaşlanma biyobelirteçlerini daha yakından incelemek istedi.
Milyarlarca Veri Toplandı
Katılımcılardan alınan örneklerde RNA, proteinler, lipidler ve bağırsak, cilt, burun ile ağız bölgelerindeki mikrobiyom türleri dahil olmak üzere toplam 135 bin 239 biyolojik özellik incelendi.
Her katılımcı ortalama 626 gün boyunca 47 örnek verdi. En uzun süre katılan kişi ise 367 örnek sundu. Elde edilen veri miktarı 246 milyarı aştı. Araştırmacılar bu devasa veriyi işleyerek değişimleri analiz etti.
2 Ayrı Dönemde Belirgin Değişim Yaşanıyor
Daha önceki bazı çalışmalar da hem insanlarda hem de sıçanlarda yaşlanmaya bağlı moleküler değişimlerin doğrusal olmadığını göstermişti. Meyve sinekleri, fareler ve zebra balıklarında yapılan araştırmalar da yaşlanmanın basamaklı ilerleyebileceğine işaret etmişti.
Snyder ve ekibi, insan vücudunda pek çok farklı molekülün bolluğunda iki ayrı dönemde belirgin değişim yaşandığını gözlemledi. İncelenen moleküllerin yaklaşık yüzde 81’i bu iki dönemden birinde ya da her ikisinde değişim gösterdi.
40'lı ve 60'lı Yaşlara Dikkat!
İlk zirve 40’lı yaşların ortasında, ikinci zirve ise 60’lı yaşların başında görüldü.
Araştırma yayımlandığında genetikçi Michael Snyder, “Zaman içinde sadece kademeli olarak değişmiyoruz, gerçekten bazı dramatik değişimler var. Görünen o ki 40’lı yaşların ortası ve 60’lı yaşların başı büyük değişim dönemleri. Üstelik bu durum, hangi molekül sınıfına bakarsanız bakın geçerli.” ifadelerini kullanmıştı.
Gözlenen Değişimler İki Yaş Grubunda Birbirinden Farklı
Ancak bu iki dönemdeki değişim profilleri birbirinden biraz farklıydı. 40’lı yaşların ortasındaki zirve; lipid, kafein ve alkol metabolizmasıyla ilgili moleküller, kalp-damar hastalıkları, cilt ve kas fonksiyonlarındaki bozulmalarla ilişkiliydi.
60’lı yaşların başındaki zirve ise karbonhidrat ve kafein metabolizması, kalp-damar hastalıkları, cilt ve kas yapısı, bağışıklık düzenlemesi ve böbrek fonksiyonlarıyla bağlantılıydı.
Kadınlardaki Değişimde Menopoz Etkili
İlk zirve olan 40’lı yaşların ortası, kadınlarda genellikle menopoz veya perimenopoz dönemine denk geliyor. Ancak araştırmacılar bunun ana sebep olmadığını belirtti. Çünkü erkeklerde de aynı yaş aralığında benzer moleküler değişimler gözlendi.
Çalışmanın ilk yazarı ve metabolom uzmanı Xiaotao Shen, “Menopoz veya perimenopoz kadınlarda gözlenen değişimlere katkıda bulunuyor olabilir; ancak hem erkeklerde hem kadınlarda bu değişimleri etkileyen daha önemli başka faktörler de var gibi görünüyor. Bu faktörlerin belirlenmesi ve incelenmesi gelecekteki araştırmalar için öncelik olmalı” dedi.
Araştırmacılar, örneklem büyüklüğünün nispeten küçük olduğunu ve yalnızca 25 ile 70 yaş arasındaki kişilerden sınırlı sayıda biyolojik örnek alındığını da vurguladı.
Gelecekte yapılacak çalışmaların daha geniş yaş aralıklarında ve daha fazla katılımcıyla, bu olguyu daha ayrıntılı inceleyerek insan vücudunun zaman içinde nasıl değiştiğini daha iyi ortaya koyabileceği belirtiliyor.